Web Tasarım, Yazılım: Kıvanç Pehlivan

Fethiye


Bilir misin kanatları nasıl açılır bir yamaç paraşütünün rüzgara karşı? Ya da kelebekler nasıl da özgür uçar Kelebekler Vadisi’nde?

Deniz ne kadar berrak, hayat ne kadar durudur Fethiye’de. Likyalılar kim bilir ne kadar mutlu yaşadılar bu koyların her birinde. Göçek, yelkenleri kar beyaz bir guleti içine alıp saklayacak kadar sakin bir liman. Telmessos, binlerce yıllık bir efsane....

Fethiye’nin masalına hoş geldin. Tanrıların, rüzgarın ve denizin gizli sığınağına hoş geldin.

Ölüdeniz

Bir akşamüstü denizle buluşmak...

Hissetmek masmavi gökyüzünü ellerinizin arasında...

Tatlı Akdeniz rüzgarlarıyla dansetmek ve kumsalda bırakmak ayak izlerinizi...

Ölüdeniz, “Cennetin Kapısı” Ölüdeniz, “Özgürlükler Plajı”...

 

Korunaklı durgun suyuyla Ölüdeniz ve hemen yanı başındaki Belceğiz Plajı, Akdeniz’in beyaz köpüklerini, çam ağaçlarının yeşiliyle buluşturuyor. Dünya turizminin gözdesi Ölüdeniz Kumburnu Milli Parkı ve Belceğiz Plajı, Fethiye ilçe merkezine 15 km uzaklıkta ve zengin florası, yamaç paraşütü için elverişli konumu ile bir “dünya mirası” olmayı hak eden Babadağı’nın eteklerinde yer alıyor. Belceğiz Plajı, denizden, kumdan ve güneşten yararlanırken bir yandan da her türlü su sporunu yapabileceğiniz olanaklar sunuyor...

 

Yine, plajdan kalkan günübirlik tekne turlarına katılarak, Ölüdeniz’in çevresindeki diğer güzellikleri keşfedebilir, mini bir mavi yolculukla, Akdeniz’in engin maviliklerinin, kıyılarda Toros’ların yeşiline nasıl dönüştüğüne tanıklık edebilirsiniz. Ölüdeniz Lagünü’nde, kışın su sıcaklığının 19° nin altına düşmemesi ve bölgedeki hava sıcaklığının gece ve gündüz ortalamasının 12°C dolayında olması, kış tatilinizi de Ölüdeniz’de geçirmeniz için tercih nedeniniz...

KAYAKÖY

Kaya Köyü, antik Karmylassos’tan günümüze uzanan, farklı kültürlerin birbiri ile kaynaştığı, konup göçtüğü kesintisiz bir yaşamın mekanı olarak önem taşıyor. Yamaçların üzerinde birbirinin ışığını kesmeden yapılmış tipik Akdeniz mimarisi örneği taş evler, kiliseler, okullar, şapeller, iş atölyeleri, diğer yapılar ve birbirine açılan dar sokaklar adeta bir mimari laboratuvarı görünümünde… Türk-Yunan Hükümetleri arasında imzalanan Lozan Antlaşması gereği yapılan nüfus değişimi sonucunda, Kaya Köyünde yaşayan Rum halkı ile, Batı Trakya’da yaşayan Türk Halkı karşılıklı olarak yer değiştirmiş, ancak Türk göçmenlerin buradaki yaşam biçimini benimseyememeleri yüzünden köyde, bu günkü terkedilmişlik görünümü sergileyen süreç başlamıştır. Kaya Köyü, Anadolu kültürler mozayiğinin önemli bir örneği olarak korunuyor ve geçmişte hüzüne dönüşen çoşkuların, umut çiçekleri açması amacıyla çağdaş bir turizm anlayışı içinde yeniden değerlendiriliyor. Yakın bir gelecekte restorasyon ve planlama çalışmalarının tamamlanmasıyla, dünyaya örnek olacak bir dostluk, barış, bilim, kültür, sanat köyü idealinin gerçekleşmesi için kamu ve sivil girişimlerin çalışmaları sürdürülüyor. Kaya Köyü’nün kök boyası tekniğiyle elde edilmiş, özgün renklerle yapılan Kaya Halıları ünlüdür. Ayrıca; incir, nohut, kavun, nar gibi ürünleri çok özeldir. Konaklama tesisleri, lokantalar, şarap evleri ve Kaya Sanat Kampı hizmet vermekte…Çok yakınındaki Gemiler Koyu ve Afkule Manastırı da önemli çekim alanı olarak, Kaya’yı farklı kılmaktadır. Ayrıca sağlıklı yaşam olanağı sunan iklimi de farklı bir ayrıcalığıdır.

 

Paspatur

Ahşap cumbalı evleri ile Fethiye'nin en eski yerleşim noktalarından biri olan Paspatur, alışveriş olanakları, barları ve restoranları ile her yıl binlerce turistin ziyaret duraklarından birisidir. Fethiye'ye gelip de Paspatur'un suyundan içenlerin bir daha Fethiye'den ayrılamayacaklarına dair meşhur bir söylence de vardır.

 

 

Plajlar

Bembeyaz kumu ile Ölüdeniz ve Kıdrak plajları, yuvarlak çakılı ve berrak suyu ile Belceğiz Burnu, günboyu rüzgarlı havası ile rüzgar sörfü yapmanıza olanak tanıyan ve sizi terletmeden bronzlaştıran Çalış Plajı, orman ile denizin buluştuğu, mangal ve piknik olanağı da olan Kuleli, Büyük Samanlık ve Küçük Samanlık koyları. Her türlü zevke sahip tatilciler için Fethiye'de

 

 

12 ADALAR

Fethiye Limanının kuzeyinde yer alan ada, limana girişleri denetim altında tutabilecek konumu ile çok eski dönemlerden beri stratejik bir öneme sahiptir. 15. yüzyılda Rodos Şövalyeleri’nin adada yaptırdıkları kale ile kenti uzun süre denetimlerinde tuttukları bilinmektedir. Geç Roma döneminde de kullanıldığı buluntulardan anlaşılan adada bugün bu kalenin surlarının, evlerinin, eski sarnıçların ve çeşitli mozaiklerin kalıntıları görülebilir. Günümüzde bir sayfiye ve günübirlik konaklama alanı olarak kullanılan Şövalye adasında bir otel, iki apart otel, bir restoran, plajlar ve piknik alanları bulunmaktadır. Fethiye’ye 1,5 mil uzaklıktaki adaya yaz aylarında 10-19 saatleri arası düzenli deniz dolmuş seferleri yapılmaktadır. En sıcak yaz günlerinde bile Akdeniz melteminin serinlettiği Şövalye Adası Fethiye’nin vazgeçilmez yerlerinden birisidir.

 

KIZIL ADA

Gün batımında, güneş vurduğunda taş ve toprağın rengi kızıla döner ve kıpkırmızı bir renk kaplar adayı. Kızıl ada ismini bu renk oluşumundan almıştır belki de, bilinmez.... Adanın güney ucunda deniz trafiğine yön veren bir deniz feneri, bir deniz ürünleri restoranı ve bekçisinin evi dışında hiç bir yapı yoktur. Kuzey batısındaki irili ufaklı kayalıklar (Deliktaş Adaları) dalış ve balık meraklıları için çok elverişlidir. Kızıl Adanın dalgalara kapalı doğu kıyısında yüzmeye ve demirlemeye elverişli geniş kumsalı gerek mavi yolcuların gerek günlük tur teknelerinin uğradıkları bir koydur.

 

KATRANCI ADASI

İlçenin en önemli kamping alanlarından olan Katrancı koyunun tam karşısında bulunan ada adını buradan almıştır. Teknelerin yanaşmasına pek uygun olmayan ada çevresi daha çok balık tutkunları için vazgeçilmezdir.

 

GÖCEK ADASI

Yatçıların vazgeçilmez uğrak yeri olan şirin tatil beldemiz Göcek’in karşısında yer alan Göcek Adası çevresinde teknelerin yanaşabileceği bir çok koy bulunmaktadır. Çam ağaçları ile kaplı bu şirin ada; yüzmek ve demirlemek için sakin bir yer arayanlara pek çok seçenek sunmaktadır.

 

YASSICALAR

İrili ufaklı 5 adacıktan oluşan yassıca adaları günübirlik tur teknelerinin en uzun süre kaldıkları yerdir. Güney – Kuzey yönünde uzanan ana adanın kuzey ucu kumsal olup yüzmek için idealdir. Yöre çeşitli su sporlarının yapıldığı bir eğlence merkezidir. Birbirlerinden daracık boğazlarla ayrılan adacıklar arasında dolaşmak, her dönemeçte yeni bir güzellikle karşılaşmak, doyumsuz bir macera gibidir. Hele mehtaplı bir gecede Yassıcalar’da demirlemişseniz kendinizi hayal dünyasında sanabilirsiniz. Yassıca adlarının en güney ucunda bulunan Hacı Halil Adası (zeytinli ada) bölgenin özel mülkiyet olan tek adasıdır. Üzerinde Osmanlı döneminden kaldığı sanılan bir zeytin sıkma tesisi bulunmaktadır.

 

TERSANE ADASI

Bölgenin en büyük adası olan Tersane Adası üzerinde erken Roma dönemine kadar uzanan fakat çoğunluğu Akdeniz mimarisi özelliği taşıyan, çok sayıda bina kalıntısı bulunmaktadır. Geçmişte küçük gemilerin yapım, bakım ve onarımlarının yapıldığı bir tersanenin varlığı nedeniyle Tersane Adası olarak anılmaktadır. 12 adalar turlarının uğrak yerlerinden olan adada günümüzde hayvancılık ve ziraat ile uğraşan birkaç aile yaşamaktadır. Ayrıca kıyıda hizmet veren küçük ama şirin restaurantıyla, üzerinde balıkçıların Yaz Limanı ve Kış Limanı olarak adlandırdıkları iki ayrı korunaklı koyu ile yatçılar için bölgenin en güvenli yeridir.

DOMUZ (PRENS) ADASI

Adını, tepelerinde yaşadığı sanılan yaban domuzlarından alan bu ada, son sahibi nedeniyle, Prens Adası olarak da anılmaktadır. Çevresinde denize kadar uzanan , bir kısmı sular altındaki yıkıntıların da görülebileceği ,teknelerin yanaşmasına elverişli bir limanı olmayan, özel mülk konumundaki bir adadır.

GÖBÜN KOYU

Darboğaz’dan Karanlıkiçi’ne girdiğinizde, güneyinizde herkesten gizlenmişçesine saklanan Göbün koyu, çam ve zeytin ağaçlarıyla, kıyısındaki hamam olduğu söylenen antik kalıntısıyla, Mavi yolcuların karşı konulamaz davetler aldığı bir koydur. Yükseklerinde sayısız tondaki yeşilin arasından göz kırpan kral mezarları ve Kaunos kültürü kalıntılarıyla, adalar yöresinin görülesi koylarındandır. Sahildeki lokantada fırında taze balık ve ekmek yemek, sabah tepeden gün doğumunu izlemek, Göbün Koyu’nun olmazsa olmazlarıdır...

HAMAM (MANASTIR) KOYU

Mavi yolculuk teknelerinin vazgeçemediği yerlerin başında denizi ve doğasıyla eşsiz güzellikteki Hamam Koyu gelir. Akdeniz insanı bu… Kendini inandırmış Kleopatra’nın burada denize girdiğine ve koya Kleopatra Koyu deyivermiş. Kleopatra’nın burada denize girdiği tartışılır ancak; gelip görmüş olsaydı, çok beğeneceği tartışılmaz ! Kurtoğlu Burnu’yla anakara arasındaki kıstağın doğu yüzündeki koyda, bir yapının denize çökmüş kalıntıları vardır. Bizans zamanından kalma bir manastır mı, hamam mı bilinmez. Bir söylentiye göre buruna adını veren Kurtoğlu bir korsanmış, burada malikanesi varmış, görünen bu yıkık da bu yapının bir kesimiymiş. Gümüşi renkteki taşlar, duvarlar masmavi suların içine gömülüdür. Çamlar ve çalılarla örtülü koyun çevresinde, birçok belirli belirsiz yapı kalıntısı da görülür. Kıstağı boydan boya kesen büyük bir duvarın bulunduğu Kurşunlu Koyu, yatların gecelemesi için çok elverişlidir. Hamam Koyu yakınındaki Yavansu’dan yarım saatlik bir yürüyüşle ulaşılan tepedeki antik kent Lydae; tarih tutkunları için mutlaka görülmesi gereken bir yerdir.

TAŞYAKA (BEDRİ RAHMİ KOYU)

Tersane adasının karşısına doğru, Taşyaka koyunda kıyıya yaklaştığınızda, büyük bir kayaya çizilmiş balık resmi selamlar sizi. Bedri Rahmi EYÜBOĞLU’nun, ünlü mavi yolculuklarından birinde yaptığı balık resminin tüm canlılığı ile yaşadığını görmek, sizleri şaşırtmasın. Yöredeki tek içme suyu kaynağı olan koyda demirleyip, yamaçlarındaki Likya kaya mezarlarını görmek, çam ağaçları arasında dolaşmak... Anlatmak yetmez, gezip görmek gerek Taşyaka’yı… Göcek’ten adalara doğru ilk durak Ak Bükü çam ağaçlarıyla kaplı yamaçları, mavinin en kışkırtıcı tonlarını sergileyen suları yanında kumsalının gerisindeki günlük (sığla) ağaçları ile sizlere ayrı bir güzellik sunmaktadır. Güneye doğru devam ederseniz iç içe geçmiş koylarıyla Boynuz Bükü, adalar yöresinin kara ulaşımı olan son koyu Sarsala, Kille, ve saymakla bitiremeyeceğimiz koylarla süslü Kapıdağ yarımadası Mavi yolcuların göz bebeğidir.

OYUKTEPE YARIMADASI

Fethiye Limanı’nın batı yönünü çevreleyen bu yarımada üzerinde deniz ve çam ağaçlarının kaynaştığı Aksazlar, Samanlık, Kuleli, Boncuklu gibi birbirinden güzel pek çok koy bulunmaktadır. 7 kilometrelik bir yol ile dolaşılabilen yarımadadaki bu koylar yöre halkının en çok rağbet ettikleri günübirlik mesire yerleridir. Bu yol ayrıca, yürüyüş meraklıları için ideal bir parkur oluşturmaktadır.

TURUNÇ PINARI

Adını turunç ağaçları ve tatlı su pınarından alan bu koy, yatçıların uğrak yeridir. Tüm deniz ürünlerinin, özenle hazırlanarak sunulduğu balıkçı lokantası gurmelerin gözdesidir. Kaya Köyü’nden başlayan yürüyüş yoluyla da ulaşılabilen koy; plajı ve temiz deniziyle de ideal bir günübirlik mesire yeridir.

GÜNLÜKLÜ (Küçük Kargı)

Yöreye özgü, sık sığla (günlük) ağaçlarıyla kaplı, ormaniçi dinlenme yeridir. Benzersiz güzellikleri, plajı ve kampçılık için hazırlanmış alt yapısı ile turistik çeşitliliğimiz içinde farklı bir konumdadır. Muğla-Fethiye Karayolu üzerinde olup, dolmuşlarla da ulaşım sağlanabilmektedir.

KATRANCI KOYU

Sık çam ağaçlarının denizle kucaklaştığı, irili ufaklı koylarla çevrelenmiş, orman içi günübirlik dinlenme ve çadırlı kamp alanıdır. Tatilcilere her türlü hizmetin sunulduğu, doğası ve kumsalıyla çok rağbet gören, en önemli turistik çekim alanlarımızın başlıcalarındandır.

GEMİLER KOYU VE ADASI

Kaya Köyünün arkasındaki tepeyi aşarak gelen yo, sizi zeytin ve çam ağaçlarıyla çevrelenmiş bir başka güzelliğe,Gemiler Koyuna ulaştırıyor.Gemiler Koyunun tam karşısındaki kaplı St. Nicholas(Gemiler Adası) na bir tekne ile geçebilir ve Bizans döneminden kalma kalıntıları görebilirsiniz.1990 yılında bir Japon Arkeoloji heyetinin Fethiye müzesi ile birlikte başlattığı kazılarda gün ışığına çıkartılan buluntulardan, adanın erken Hıristiyanlık döneminde önemli bir ziyaret merkezi olduğu ve denizler azizi Nicholas’ın bu adada yaşadığı anlaşılıyor.


YAKA KÖYÜ

Doğal güzelliklerin ve tarihi zenginliği bir arada olduğu Yaka Köyü, Tlos Antik kenti ve asırlık çınar ağaçları arasında akan buz gibi suların üstüne kurulmuş köşkleriyle meşhur restoranları ile Saklıkent turlarının en sevilen duraklarından birisi.

 

Fethiye ve Çevresindeki Antik Şehirler

 


Tlos

İlçe merkezine 28 Km. uzaklıktadır.Likya federe birliğinin spor kentidir. 4 tarihsel kuşağın bir arada görülebildiği, gezginlere Anadolu'muzda yaşamın sürekliliğini, kanıtları ile sunmaktadır. Ünlü Belleforontes ve kanatlı at Pegasus efsanesine konu olmuştur.Kanlı Ali Ağa Sarayı, stadyum,Gymnasyum, Palaestra, hamam, tiyatro, Belleforontes mezarının bulunduğu nekropol, günümüze kadar ulaşan yapılar arasında...


Pınara

İlçe merkezine 45 km uzaklıkta, Minare Köyü yakınlarındadır.

Dağların yamaçlarına güvercin yuvası biçiminde nakşedilen Likya mezarlarının en güzel örneğini sunar. Antik dönemin güzellik yarışmalarının yapıldığı, tanrıça Afrodit'e adanmış kalp biçimli tapınağı ile ünlüdür. Hala ayakta kalabilmiş tiyatrosu, odeonu ve pek çok kaya mezarıyla, görülmeye değer bir kent...

Xsantos

Likya Federasyonunun yönetim merkezidir. Fethiye'ye 60 Km. uzaklıkta, Kınık Köyü sınırları içindedir. Kuruluşu M.Ö.1200 yılına kadar dayanmaktadır. Bağımsızlık ve özgürlük uğruna toplu intiharlara sahne olmuş bu önemli kentten günümüze, Likya dönemi Akropol, Roma Dönemi tiyatro, Hıristiyanlık dönemi kilise, Helenistik dönem şehir kapısı kalıntıları görülebilir. 1838 yılında, kentten taşınan "Nereidler Anıtı" ve diğer önemli Likya dönemi buluntuları, Londra'da British Museum'da sergilenmektedir.

Letoon

Fethiye'ye 55 Km. uzaklıkta, Kumluova Beldesi sınırları içindedir. Tanrıça Leto'nun, Artemis ve Apollon'u dünyaya getirişini anlatan efsanenin geçtiği ve onlara adanmış üç önemli tapınağın bulunduğu, Likya'nın dinsel merkezi konumundaki kenttir. 1962 yılından bu yana sürdürülen arkeolojik kazılar, kent tarihinin M.Ö.8.y.yıla dayandığını kanıtlamıştır. Helenistik devre ait tiyatro ayaktadır.

Patara

Likya'lı tanrı Apollon ve Noel Baba diye bilinen, hümanizmin sembolü Aziz Nikolaus'un doğum yeri ve Likya'nın limanıdır. 18 km kumsalı ile ülkemizin en uzun plajıdır.

Cadianda
Fethiye'ye 20 km. uzaklıktaki Üzümlü beldesi yakınındadır. Kazı çalışması Fethiye Arkeoloji Müzesi tarafından gerçekleştirilmiş olup, spor kompleksi, tiyatro, anıt mezar, agora günümüze ulaşan başlıca kalıntılardır.

Oinoanda
Fethiye'ye 88 km. Uzaklıktaki İncealiler köyü yakınında kurulmuş, antik dönem filozoflarından Dioghenes'e ait, üçyüz kadar yazılı tabletin bulunduğu önemli bir antik kenttir.

Araksa
Şehir merkezine 40 Km uzaklıkta, Ören Köyü Sınırları içindedir. Bizans dönemi sur duvarları, hamam, su kemeri, amfitiyatro ve Likya dönemi kaya mezarları görülebilir. Ören, muhteşem kanyonu, doğası, alabalık havuzları ve kır lokantaları ile de görülmeye değer bir köyümüzdür.


Sidyma
Fethiye'ye 55 Km. uzaklıkta, bugünkü Dodurga Köyü yakınlarında, Toros yamaçlarına kurulmuş, önemli Likya kentlerinden biridir. Küçük bir tiyatro, sarnıçlar, tapınak, hamam kalıntıları ile çok sayıda, gösterişli lahit mezar görülebilir.


 

 

Fethiye’nin antik dönemlerdeki ismi;Telmessos. Bu kentin Likya ve Karya uygarlıklarının sınırında İ.Ö. 5. yy. da kurulduğu biliniyor. Günümüze ulaşan kalıntılardan, Helenistik ve Roma dönemlerinde kentin oldukça zengin ve yüksek bir kültüre sahip olduğu ve tanrı Apollon’a adanmış ünlü bir kehanet merkezi olduğu bilinmekte, Antik Telmessos’un Likya’ya özgü kaya mezarları, lahitleri, kale ve tiyatrosu bütün görkemiyle Fethiye’de görebilmek mümkündür.
Fethiye ve Antalya arasında uzanan Teke Yarımadası antik dönemlerde Likya olarak adlandırılmış. Anadolu’nun yerli halklarından olan Likyalılar, Homeros’un ünlü İlyada’sında ve Kadeş Savaşını sona erdiren tarihin ilk yazılı antlaşmasında, denizci bir ulus olarak tanımlanmıştır.


Fethiye’nin simgesi olarak kabul edilen Amintas Mezarı, limandan kenti çevreleyen tepenin eteklerinde muhteşem görüntüsüyle göze çarpmaktadır. In Antis planlı, İyonik bir tapınak cephesine sahip olan mezar, Helenistik dönemde 4. yy da Telmessos kentinin yöneticisi olduğu sanılan Kral Amintas’ın anısına inşa edilmiştir.
Kentin içinde Likya tipi birçok lahit mezar örneğine rastlamak mümkün. Bazılarının üzerinde Likya dilinde yazılmış kitabeler mevcut. Özellikle Hükümet Konağının bahçesinde bulunan lahit, üzerindeki savaşçıları betimleyen kabartmaları ile dikkat çekmektedir.


Kale, kent akropolünde, Roma döneminde inşa edilen eski duvarların üzerine 11. yy da yapılmış. Rodos’lu Şövalyelerin Fethiye’yi bir deniz üssü olarak kullandıkları 15. yy da bir onarım gördüğü biliniyor.
Telmessos antik tiyatrosu ticari iskelenin hemen arkasında, Fethiye kent merkezinde bulunuyor. Tipik bir Roma özelliği gösteren tiyatronun 2. yy da daha önceden Yunan tarzında yapılmış başka bir tiyatronun üzerine inşa edildiği biliniyor. 1993 yılında Fethiye Arkeoloji Müzesi tarafından yapılar kazılarla ortaya çıkartılan yapının, oturma ve sahne bölümlerinin restore edilmesi için çalışmalar sürdürülüyor.
Arkeoloji ve Etnografya bölümlerinden oluşan Fethiye Müzesi ilçe merkezinde hizmet veriyor. Müzede, erken Likya, Pers, Helenistik, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinden kalma eserlerin yanında, yöre kültürüne özgü tipik el sanatlarının da örneklerini görmek mümkündür.


Fethiye Belediyesi ve Müze Müdürlüğünce yürütülen bir proje kapsamında, restore edilecek antik tiyatronun çevresinde hizmet verecek modern bir hizmet binası ile bir açık hava müzesinin oluşturulması için çalışmalar sürdürülüyor. Projenin tamamlanmasından sonra yeniden biçimlenecek olan kent merkezinin, doğal ve kültürel çevrenin korunarak yaşatıldığı örnek bir alana dönüştürülmesi amaçlanmaktadır.
Geçmişte Likya olarak adlandırılan Teke yarımadasında tarih İ.Ö. 2. binlerin gerisine kadar uzanıyor. Gerçekte Likyalıların Hititlerle birlikte Kadeş Savaşına katılmış olmaları, onların Anadolu’nun en eski yerli halklarından olduklarını gösteren en önemli işaret. Süreç içinde Likya, Persler, Büyük İskender, Romalılar ve Bizanslılar tarafından işgal edilmiş fakat asla teslim alınamamıştır.

TARİHİ YERLER:
Tlos; Fethiye’den 28 km uzaklıktaki Tlos, Hititlerin Dlawa olarak tanımladıkları ve Likya’nın 19. yy kadar varlığını sürdüren en eski yerleşimlerinden biri. Likya Federasyonunun “spor kenti” olarak biliniyor ve mitolojik kanatlı at Pegasus ile onun kahramanı Belleforontes’in burada yaşadığına inanılıyor. Akropol, Kanlı Ali Ağa’nın Sarayı, Stadyum, Gymnasyum, Palaestra, Hamam, tiyatro, Belleforontes’in mezarının bulunduğu nekropol Tlos’tan günümüze ulaşan yapılar.
Fethiye’ye 40 km. uzaklıktaki Tlos antik kentine Fethiye-Antalya yolu üzerinde 22 km sonra Kemer Bucağı’na sapıp, şehir içinden sağa dönerek (Çatallar Köyü yolu) 12 km’lik bir yolla ulaşılıyor.


Ören yeri Saklıkent’e de 8 km uzaklıkta ve Yaka Köy’ün yanında. Önünde Osmanlı yapısı bir kalenin gizlediği kentin akropolü dik bir tepenin üzerinde bulunuyor. Kalenin altında Lykia duvar kalıntıları, güneyde ise Roma dönemi surlar görülüyor. Lykia kaya mezarları; hamam, paleastra ve gymnasion kalıntıları ile çok iyi korunmuş durumda tiyatrosu gezilebiliyor. Bellerephontes’i kanatlı atı Pegasus ile savaşırken resmeden süslemeler ören yerinde gezintiyi ilginç kılıyor.
Ören yeri girişinde çınar ağaçlarının serinliğinde çay bahçeleri sıralanıyor. Soğuk bir şeyler ve özellikle bol köpüklü yayık ayranı içebilirsiniz.


Yaka Köyüne kadar gelmişken Yaka Park’ta bir mola verebilirsiniz. Yaka Park, Yaka Köy’den 1 km yukarıda. Kaş, Kalkan, Fethiye çıkışlı jeep safaricilerin durak noktalarından biri olan Yakapark’ta anıt olmuş ağaçlar, kademeli teraslar, havuz, su kanalları, hamaklar, kerevetler, taş masalar ve köşkler çevreye uyumlu olarak yerleştirilmiş Yakapark işletmecileri tarafından. Sacta gözleme yapan köy kadınları, masalar arasında dolaşarak ötüşen horoz ve tavuklar ilgi çekiyor.
Bahçenin ortasına kurulu ızgarada etler pişiriliyor, mısır ununda alabalık kızartılıyor.


Cadianda; Cadianda antik kenti, Fethiye ilçe merkezinden 20 km uzaklıktaki Üzümlü yakınlarında bulunuyor. Antik dönemlerin Cyclop (Kiklop) duvarlarının dünyadaki en güzel örneklerinden sayılan yapılar, spor kompleksi, tiyatro, Heroon diye adlandırılan tapınak tipi anıtsal mezar ve agora Cadianda’da günümüze ulaşan görülmeye değer yapılardan birkaçıdır.


Pınara; Likya’nın “güzellikler merkezi” olan Pınara’ya , Fethiye – Kaş karayolundan Minare Köyüne giden yoldan ulaşılıyor. Güvercin yuvası biçiminde yuvarlak bir tepenin yamacına kazılmış sayısız mezarın görüntüsü gerçekten heyecan verici. Kalp biçimli hazırlanmış sütunların çevrelediği ve tanrıça Afrodit’e adanmış kalp planlı bir tapınak belki de Pınara’yı görülmeye değer kılan en ilginç yapı.

 

 

Nereleri gezmeliyim?
Güneş, müzik, dans, adrenalin ve yöresel binbir lezzetle örülü Fethiye...
Sayısız plajı, tekne turları, dantel gibi işlenmiş koyları, gece hayatı, kütür ve inanç turizminin odak noktası Fethiye… İlçe merkezinden başlayarak atacağın her adım baş döndürür Fethiye’de. Gün boyu deniz, kite surf, yamaç paraşütü ile yorgun düşmüş bedenin; güneş batıp şehir ışıkları körfezi süslemeye başladığından bambaşka bir heyecanla yeniden canlanır.
Festivalleri ile yıl boyu hayatı dolu dolu yaşatan Fethiye; plajlarıyla, kanyonlarıyla, vadileriyle, semt pazarlarıyla, otantik çarşılarıyla, marinalarıyla, deniz ürünü ya da yöresel restoranlarıyla, tatlılarıyla, benzersiz el yapımı halı ve mücevher mağazalarıyla ve dünya markalarının resmi geçit yaptığı alışveriş seçenekleri ile unutamayacağın bir tatil sunar.

 

Fethiye Müzesi
Antik Likya Bölgesi’nin batı ucuna yer alan Teke Yarımadası’nın en ünlü Antik Kenti Telmessos’un yani günümüzdeki ismiyle Fethiye’nin ilk müzesi 1962 yılında oluşturulmaya başlanmış. 1987 yılında yeni binasının inşa edilmesiyle modern, çok amaçlı ve bir çok medeniyetin izlerine ev sahipliği yapan bir müze halini almış. Fethiye Müzesi 2 kapalı teşhir salonu ve açık bahçe teşhir salonu ile hizmet vermektedir.
Fethiye MüzesiArkeolojik Eserler Salonu’nda ünlü seramik eserler ve heykeller (Likçenin çözümünde önemli bir rol oynayan bir trilingual (üç dilde) stel, Kumrulu Genç Kız heykeli gibi) yer alır. Fethiye Müzesi’nin Açık Teşhir Alanı’nda ise büyük taş eserler, lahitler, Izraza Anıtı teşhir edilmektedir. Müzede yer alan eserlerin neredeyse tamamı Fethiye ve çevresinden derlenmiştir.Fethiye Müzesi yazın her gün Saat 08.00 – 19.00 arası, kışın ise 08.00 – 17.00 arası ziyarete açıktır.

Çalış Plajı
Fethiye’nin Fethiye’nin 5 kilometre Kuzey’inde yer alan Çalış Plajı; 4 kilometrelik sahil şeridi, ile tüm deniz ve su sporu tutkunlarını büyüler.
Çalış Plajı Pek çok eğlence mekanı ve otel burada yer alır. Sahil boyunca birçok restoran, bar ve cafe; gece ve gündüz sosyal hayatın odak merkezidir. Uzun bir yürüyüş parkuru, sahil boyunca devam eder. Aynı zamanda rüzgar sörfü ve kite surf başla olmak üzere birçok adrenalin sporu; Çalış Plajı’nda gerçekleşir.

Katrancı Koyu
Fethiye’ye 17 km. Uzaklıkta, Muğla – Fethiye karayolu üzerinde. Denize kadar uzanan sık çam ağaçları ile kaplı koy, mavi ve yeşilin en güzel uyumunu sergiler.
Katrancı Koyu

Fethiye’ye 17 km. Uzaklıkta, Muğla – Fethiye karayolu üzerinde. Denize kadar uzanan sık çam ağaçları ile kaplı koy, mavi ve yeşilin en güzel uyumunu sergiler. Katrancı koyu nem oranı düşük, ılık esintili, bunaltmayan bir havaya sahip. Bu nedenle bahar ve yaz aylarında özellikle çadır turizmini seven turistlerin ve karavancıların gözdesi.

Çam ağaçları altına çadır kuranlar cır cır böceği sesi eşliğinde konaklama yapıyorlar. Bir çok kampçı çadırını kurup ailesini yerleştirdikten sonra gönül rahatlığı ile kendi işine dönebiliyor. Çadırsız gelenler için kiralık çadırlar bulunuyor. Arzu edenler hazır kurulu bu çadırlarda kalıyor, mini buzdolabı, çarşaf, yorgan tedarik edebiliyor. Kampta motosikletle gelip çadır kuranlara da sıkça rastlanıyor.

 

On İki Adalar
Birbirinden güzel sayısız koyla süslü Kapıdağ Yarımadası ve adalardan oluşan, balıkçıların “Karanlık İçi” olarak tanımladıkları bu bölge tur teknelerinin uğrak yeri. Fethiye ve Göcek’ten düzenlenen günübirlik turlarla da ulaşılan Yassıca Adalar, Hamam Koyu, Kurşunlu Koyu, Yavansu, Bedri Rahmi Koyu, Tersane Adası, Göbün Koyu, Boynuzbükü, Göcek Adası, Domuz Adası, Zeytin Adası ve Kızıl Ada’ya yörede “12 Adalar” ismi verilmiş.
On İki Adalar

KIZILADA: Koylarındaki kum ve çakılların gün batımında kızılımsı bir görünüm almasıyla bilinen adada tek bina olarak hala çalışmakta olan bir deniz feneri bulunmaktadır.

DELİKTAŞ ADASI: Kızılada’nın kuzeybatısında dalış yapmak isteyenlerin tercih ettikleri değişik büyüklükte adalardır.

YASSICA ADALARI: Değişik büyüklükte 5 adadan oluşan Yassıca Adaları günübirlik tekne turlarının en önemli durağıdır.

ZEYTİN ADASI: Yassıcaların güney ucunda bulunan ve özel mülkiyete sahip tek adadır. Ada üzerinde Osmanlı döneminden kaldığı sanılan bir zeytin sıkma atölyesi de bulunmaktadır.

TERSANE ADASI: Fethiye Körfezindeki adaların en büyüğüdür.1.Dünya Savaşı sonrasındaki mübadele zamanında boşaltılmış bir Rum Köyünün yerleşim alanı olan adada şu anda adanın adını aldığı bir tersane ve ayrıca bir gözlem kulesinin kalıntılarına rastlanabilmektedir. Adanın, denizciler tarafından Yaz ve Kış Limanı olarak isimlendirilen ve mavi yolcular tarafından büyük ilgi çeken iki ayrı korunaklı koyu bulunmaktadır.

DOMUZ (PRENS) ADASI: İsmini ada üzerinde yaşayan yaban domuzlarından aldığına inanılmaktadır. Ayrıca bir zamanlar adada yaşadığı düşünülen bir prense ithafen de Prens Adası olarak da adlandırılmaktadır.

KLEOPATRA HAMAMI: Kıyısında, yarısı denizin altında kalmış olan bir Bizans Manastırı bulunan adanın içlerine doğru Yavansu’dan yaklaşık yarım saatlik bir yürüyüşten sonra ulaşılan antik Lydae şehrinin kalıntıları görülebilir.

 

Likya Yolu
Parkur üzerinde yer alan Gelidonya Feneri manzarası; 2007 yılında Türkiye'nin en güzel manzarası seçilmiştir. Dünya üzerinde bir geminin tamamının çıkarılabildiği ilk su altı kazısı bu bölgeden görülebilen Amerikan Koyu'nda yapılmıştır.” İbaresinin çıkartılması uygun olur. Çünkü Likya Yolu Fethiye’den başlar ve Antalya’da biter, Gelidonya Feneri ve Amerikan Koyu ise Antalya sınırlarındadır.
Likya Yolu

Son yıllarda yurt içinde ve yurt dışında büyük ilgi gören 504 km uzunluğundaki Likya Yolu yürüyüş parkuru Fethiye’den başlıyor ve Faralya, Dodurga, Pınara, Letoon, Xanthos gibi antik kentleri ve Fethiye dışında Kaş ve Kemer ilçeleri sınırlarındaki diğer Likya kentlerini ve dağ köylerini kapsıyor ve eğer istenirse güzergah Antalya’ya kadar uzatılabiliyor.

Bölgenin yapısı ve güzergah üzerindeki tarihi ve kültürel değerlerin tanıtımı, turizme kazandırılması ve bölge halkının kültürel ve çevresel bilincinin geliştirilmesi amacıyla ele alınmış Likya Yolu projesi. Likya şehirleri arasında dolaşan Likya Yolu boyunca işaret levhaları yönünüzü kolayca bulmanızı sağlayacak. Zengin bitki örtüsü ve yolunuz üzerinde rastlayacağınız değişik türlerdeki hayvanlar yürüyüşünüze ayrı bir renk katacak. Trekking, Fethiye’nin zengin florasını tanımak isteyenler için önerilen en iyi tatil türlerinden biri. Antik dönemlerde, Likya kentlerini birbirine bağlayan patikalar zinciri, “Likya Yolu” olarak adlandırılıyor.

“Likya Yürüyüş Yolu” nun başlangıç noktası Ovacık Köyünde Babadağ’ın eteği. Bu etkinlik için yalnızca standart yürüyüş malzemesine ihtiyacınız olacak. Her 100 metrede bir karşılaşacağınız yön levhalarını izleyerek yürüyüşünüzle ilgili gerekli bilgileri edineceksiniz. Yolunuz üzerindeki küçük dağ köylerine uğrayacak, sıcak ve dost insanlarla ve onların yarı – göçebe yaşantılarıyla tanışacaksınız. Faralya (Uzunyurt) Köyü, Dodurga, Pınara - Letoon – Xanthos antik kentleri ve Patara bu bölümün uğrak yerleri arasında.

 

Ölüdeniz
Ölüdeniz kumsalı yüzde seksen iki oyla 2006 yılında dünyanın en güzel kumsalı seçilmiştir. Belde, turizm açısından oldukça gelişmiştir.
Ölüdeniz

Fethiye’den Ölüdeniz’e çamlar arasından kıvrıla kıvrıla gider 14 kilometrelik nefis bir yol… Sonlara doğru bir tepenin sonunda ansızın sonsuz bir mavilik çıkar karşınıza. Belcekız Koyu’dur karşınızda masmavi serili duran atlas. Koyun içinde uzanan altın kumsalı yürüdüğünüzde ise Kumburnu'na ve Ölüdeniz Lagünü’ne ulaşırsınız.
Bir büyü gibidir Ölüdeniz. Kıpırtısız, dingin, alabildiğine. Tek bir yosuna, tek bir taşa geçit vermeyen dibi, bembeyaz, incecik bir kumla örtülüdür. Mavi, güneşin kırılmasıyla olağan üstü bir turkuaza dönüşür.

Almanya'nın en yüksek tirajlı gazetesi olan Bild'in 2006 yılında internette başlattığı, "Dünyanın En Güzel Sahili" yarışmasında en yüksek oyu alarak birinci olan Ölüdeniz, neredeyse tüm dünyanın hayran olduğu bir değerdir.
Ölüdeniz'de yüzmek demek; kıyılara kadar uzanan yemyeşil çam ormanları, içinde yeşilin, mavinin her tonunun görülebileceği ılık denizinde yüzmek demektir aslında... Kumburnu'nun burun kısmı yavaş yavaş, Belcekız bölümü ise birkaç adımda derinleşir.Ölüdeniz'de yüzmek isteyenler ücretli olarak, Belcekız ile Ölüdeniz arasındaki Kumburnu Milli Parkı’nda ise ücretsiz olarak denize girebilir. Burada yer alan kafeteryalar ve büfelerde yemek yiyip şezlong ve şemsiye kiralayabiliyorsiniz. Otopark ücretsiz. Su bisikleti, kano, su kayağı, banana gibi su eğlenceleri için de buraya başvurabilirsiniz.

Türkiye'nin en doğal plajlarından olan Fethiye Ölüdeniz'de pek çok spor aktivitesi ve etkinlikler yapılıyor. Dünyaca ünlü Hava Oyunları Olimpiyatları, en önemli etkinliklerden birisi. Dünya'da tandem paraşütçülüğüne en uygun dağlardan birisi olan Babadağ Ölüdeniz sahili üzerinde yer alıyor. Ölüdeniz, ilçe merkezi Fethiye'ye 14 km. uzaklıkta bulunuyor.

 

Kelebekler Vadisi
8 Şubat 1995'de 1. derecede doğal SİT ilan edilen ve her türlü yapılaşmaya kapatılan kayalık ve çamlık vadide milyarlarca kelebeğin kayalarda, ağaçların gövdelerinde ve yapraklarında bulunup etrafı sarmasından dolayı bu ismi almıştır.
Kelebekler Vadisi

8 Şubat 1995'de 1. derecede doğal SİT ilan edilen ve her türlü yapılaşmaya kapatılan kayalık ve çamlık vadide milyarlarca kelebeğin kayalarda, ağaçların gövdelerinde ve yapraklarında bulunup etrafı sarmasından dolayı bu ismi almıştır.

Vadiye ulaşım Ölüdeniz'deki sahilden kalkan teknelerle sağlanır. Kelebekler Vadisi, Muğla ili, Fethiye ilçesi Ölüdeniz belde sınırları içerisinde bulunan doğal bir hazinedir. Sahip olduğu endemik türler nedeniyle dünya mirası olarak korunması önerilmiş 100 dağdan biri olan Babadağ'ın eteklerinde bulunan Kelebekler Vadisi, 8 Şubat 1995'de 1. derecede doğal SİT ilan edilmiş ve her türlü yapılaşmaya kapatılmıştır. 350 metreye ulaşan sarp kayalık duvarlarla çevrili olan Vadi ismini, barındırdığı 80'den fazla kelebek türünden ve özellikle kaplan kelebeğinden almıştır. Kaynağı Faralya köyünde bulunan ve 50 metre yükseklikten dökülen şelale, Vadi'nin ortasından geçen bir dere ile Akdeniz'e ulaşır.

 

Göcek
Fethiye’nin 35 kilometre batısında yer alan küçük ve şirin bir yerleşim merkezidir. Birbirinden güzel çok sayıda koy ve adalarıyla yat ve mavi yolculuk teknelerinin uğrak yerlerinden birisidir.
Göcek

Fethiye’nin 35 kilometre batısında yer alan küçük ve şirin bir yerleşim merkezidir. Birbirinden güzel çok sayıda koy ve adalarıyla yat ve mavi yolculuk teknelerinin uğrak yerlerinden birisidir. Bu adalara yaz döneminde her gün kalkan teknelerle günübirlik turlar düzenlenmektedir. Geçmişte halkın geçim kaynağı balıkçılık ve madencilik olmasına rağmen son yıllarda yapılan turizm yatırımlarıyla Göcek, oldukça önemli bir turizm ve yatçılık merkezi durumuna gelmiştir.

Göcekte ulusararası yat turizmi açısından önemli dört marina bulunmaktadır. Bölgenin en önemli özelliklerinden biri de korunaklı ve çok geniş bir körfez içerisinde yer alan ada ve koyların bulunmasıdır. Bölgede çok katlı bina yapımı yasak olduğu için bölgeye lüks otel ve konaklama yeri yapılamamıştır. Konaklama daha çok 2 katlı otel ve pansiyonda yapılmaktadır. Bu bakımdan Göcek daha çok sakin ve huzurlu bir yerdir.

Göcek güvenli limanı ile yat turizmin uğrak noktası olmayı başarmıştır. Bununla beraber mükemmel denizi, harika manzarası ve çam ormanları, plajları, koyları ile insanları Göcek'e çekmiştir. Ayrıca her yıl iki kez yapılan Regatta bölgenin popülaritesini arttırmaktadır.

 

 

Ne yemeliyim


Bereketli toprakların üzerine kurulmuş Fethiye'nin, zengin ve sağlıklı sofrası baştacıdır Egelilerin. Fethiye Mutfağı, damaklarda unutulmaz izler bırakır.


Tanrının armağanı, şifa kaynağı zeytinyağının ön planda olduğu çeşit çeşit sebze ve mezeler yöresel Muğla mutfağında geniş yer tutar. Akdeniz tarzı beslenmenin en zengin içeriğini sunar

Muğla mutfağı. Bölge nüfusunun büyük bir kısmını oluşturan Yörükler arasındaysa beslenmenin temel öğeleri et ve süttür.

Sebze kurutma, pekmez, reçel, tarhana, keşkek yapımına dayalı beslenme geleneği ve seracılığın yörede yaygınlaşması; meyve ve sebzeye hem üretim, hem de tüketim açısından büyük ivme kazandırır.


Radika, ebegümeci, devetabanı, bakla ve patlıcan bölgenin en sevilen sebze ve otları arasında başı çeker.

Baklagiller ve sebze çeşitleri Muğla mutfağının en sık rastlanan yemeklerini oluşturur. Kazayağı, turp otu, tekesakalı, kuşyüreği, sığırdili, tereotu, dalgan, devetabanı, ebegümeci, ıspanak, kişkincik, kuzukulağı, kapçık, ballık gibi yabani otlar, daha çok zeytinyağında kavurularak e sarımsak ile sotelenerek yenir. Bazen de yağ, soğan ve salçayla hazırlanan sosla; ya da bulgur veya pirinçle pişirilir.

Kimi zaman da üzerine ekşilik katılır. Muğla ve Fethiye yöresinde, sebze yemeklerinin başında bamya, börülce "karnıkara", baklagillerde ise nohut ve fasulye gelir. Sebzeler genellikle zeytinyağı ile pişirilirken baklagiller genel olarak etle birlikte pişirilir.


Şimdi söyle... Her damakta unutulmaz tatlar bırakan Muğla Mutfağının Fethiye’ye özgü bazı tariflerini denemeye var mısın?

 

 

Tingil Çorbası
Soğan ve biber ince ince doğranır ve sıvıyağda kavrulur. Üzerine bulgur ve su katılarak kaynatılır. Biraz tuz ve isteğe göre kırmızı pul biber ekilir. Turunç ekşisi veya limon konularak servis yapılır.

 

Ölemeç Çorbası (Ufalamaç, Üfelemeç)


İnce doğranan soğan sıvıyağ ile kavrulur. Toz biber ve su ilave edilerek kaynatılır. Başka bir kaba konan unun üzerine su çiselenir ve su damlalarından oluşan hamur topakları elenir. Eleğin üstünde kalanlar kaynayan suyun içine eklenir ve biraz daha kaynatılır. Su biraz daha koyulaşınca ocaktan alınarak üzerine limon, nerdek (nar ekşisi), turunç ve karabiber ekilerek servis yapılır.

 

Yumurta Bohçası

Yumurtalar haşlanır, dilimlenir, tabağa konur. Üstüne sarımsaklı, yağlı yoğurt dökülür. Yoğurdun üzerine tavada kızdırılmış tereyağı ve kırmızı biber dökülür ve servis yapılır.

 

Arapaşı

Temizlenmiş tavuk haşlanır ve bir kaba çıkartılır. Etler kemiklerinden ayıklanırYağda mısır unu kavrulur. Kırmızı biber ve tuz konarak haşlanmış tavuğun suyu ve etleri eklenerek çorba yapılır. Başka bir kaba su konarak yavaş yavaş mısır unu ilave edilerek karıştırılır. Hamur haline gelinceye kadar ateşte kaynatılır. Pişen hamurlar siniye dökülür ve soğuması beklenir. Soğuyan hamur büyük bir kase içine parça parça konularak üzerine çorba ilave edilerek servis yapılır.

 


Motocross

Fethiye, muhteşem doğası ve dünya standartlarındaki motokros parkuru ile Ulusal ve Uluslar arası organizasyonların yapıldığı bir merkezdir.

2010 ve 2011 yıllarında Dünya Enduro Şampiyonasının bir ayağı Asya kıtasında ilk kez Fethiye’de gerçekleştirilmiştir. Ayrıca yine Fethiye’de her yıl 2 kere olmak üzere Türkiye Motokros Şampiyonası yapılmaktadır.

 

Yamaç Paraşütü

Fethiye Ölüdeniz, Türkiye'de ve Dünya'da ender bulunacak güzellikteki yamaç paraşütü cennetlerinden birisi…

Fethiye Ölüdeniz, Türkiye'de ve Dünya'da ender bulunacak güzellikteki yamaç paraşütü cennetlerinden birisi… Konaklama alanları, eşsiz doğası, güneşi ve denizi her sene yerli ve yabancı turistlere hizmet veriyor. Amatör pilot eğitimlerini tamamlamış pilot adaylarına yönelik ileri uçuş teknikleri eğitimi ve profesyonel pilotlar için harika bir uçuş alanı. Babadağ'dan yapılan düz bir uçuş yaklaşık 30 dakika sürüyor. Tecrübeli pilotlar ile yükselen hava akımlarını değerlendirerek saatler süren uçuşlar yapmak da mümkün.

Kalkiş Pisti: Babadağ da toplam üç pist vardır. 1700 metre güney pisti kalkış için çok müsaittir. 1800 metrelik kuzey pisti biraz küçük ve diktir. 1900 Metre kuzey zirve pistinin kalkış alanı oldukça rahattır. Genelde 1700 metrelik pist günün büyük bölümünde tam karşıdan güney rüzgarı aldığı için genelde buradan uçulur. Oldukça geniş olan piste aynı anda 20 civarında kanat serilebilir. İniş Pisti: Ölüdeniz kıyısındaki Belcekız plajı, uzun ve genişliği ile oldukça rahat ve güvenli bir iniş alanı.

 

Yelken

İnsanların rüzgardan yararlanmak için başladığı yelkencilik sporu, bugün popüler spor dallarından biri.

Mavi yolculuğun önemli başlangıç noktalarından birisi olan Fethiye ve Göcek Limanlarından başlayarak mavinin onlarca tonunu görebileceğiniz koylarda yelken basmanın keyfi bir başka.. Onlarca ada ve irili ufaklı sayısız koy hem ruhunuzu hem de gönlünüzü dinlendirecek.

 

Rüzgar Sörfü

Rüzgar sörfünü veya son yıllarda dünyada ve Türkiye de hızla yayılmaya devam eden Kitesurf yada Kiteboard sporunu denemek istiyorsanız Koca Çalış bölgesi sizsin için biçilmiş kaftan.

Sezon boyunca esen uygun rüzgarları ile sürekli dalgalı olan bu plajda adrenalini yaşayabilir, kurslara katılarak tecrübeli bir sörfçü olabilirsiniz.

Her yıl Avrupa dan özellikle Isviçre, Almanya ve Ingiltere’den rüzgar tutkunu birçok kişi rüzgar sörfü veya uçurtma sörfü öğrenmek için sörf merkezi Çalış/Fethiye’ye gelir.

 

Kano Rafting

Rafting için debisi daha yüksek olan, Dalaman Çayı, macera tutkunlarını bekliyor.

Doğal kireçtaşı ile beslenen berrak bir görüntüsü olan çay, ulaşımın kolaylığı ve turistik yörelere yakınlığı nedeniyle ilgi görmekte ve yıl boyu rafting olanağı sunmakta…

Özellikle Eylül ve Ekim aylarında su seviyesinin yükselmesiyle, küçük şelaleler yaparak akan su yer yer geçitler arasında devam etmekte… Bu geçitler Akköprü köyü üzerinde nehri iki bölüme ayırmakta. Üst bölümün zorluk derecesi 5, Alt bölümün zorluk derecesi 3-4 olup, adrenalin tutkunları için vazgeçilmez bir parkur olma özelliği, Dalaman Çayı’nı farklı kılıyor.

Dalış

Fethiye'de çok sayıda dalış kulübü tarafından dalış turları düzenlenmektedir.

Dalışa yeni başlayanlar, dalış tecrübesini artırmak isteyenler ve dalış tutkunları için ayrı zorluk derecelerinde dalış noktalarına çok sayıda acenta ve dalış okulu tarafından dalış turları düzenlenmektedir. Gizemli deniz dibini keşfetmek isteyenlere hem dalış eğitimi, hem spor hem de fotoğraf çekme olanağı sunan bu aktivite ilçemizin elverişli iklim koşullarında on iki ay sürdürülebilmektedir.

 

Alternatif Yürüyüş Parkurları

Fethiye Alternatif Yürüyüş Parkurları projesinde hazırlanan güzergahlar toplamda 320 kilometreye ulaşıyor.

Fethiye Alternatif Yürüyüş Parkurları projesinde hazırlanan güzergahlar toplamda 320 kilometreye ulaşıyor. Likya Yolu’nun ana rota kabul edildiği bu çalışmada, Fethiye Yürüyüş Rotaları’nın tamamı kırmızı-sarı renklerle işaretlendi. Sadece Fethiye-Kayaköy-Ovacık bölümü, Likya Yolu’nun Fethiye merkezindeki Telmessos antik kentinden başlaması gerektiği mantığından hareketle kırmızı-beyaz boyalarla netleştirildi.

Çevreyi kirletmemeyi öngören bir anlayışla patikalarda 50, toprak yollarda ise 200 metre aralıkla işaretlemeler yapıldı. Standartlara uygun olarak kırmızı çizgilerin altta yer almasına dikkat edildi. İki alternatif yürüyüş rotasının kesiştiği üçyol kavşak noktalarında çift kırmızı-sarı, girilmeyecek patikalara ise ‘X’ işareti konuldu. Önemli noktalara ve belirli kavşaklara ‘Fethiye Yürüyüş Rotaları (Alternative Trekking Routes Fethiye)’ logolu tabelalar yerleştirildi. Rotaların sadece sahil kesiminde işaretleme uygulanırken, iç kesimlerdeki tüm rotalarda sadece GPS koordinatları alındı. Ayrıca 689 kilometrelik bisiklet rotası ile manzaralı araç yolu, jip safari güzergahları ve kültür rotaları tespit edildi. Bölgenin özgün bitki çeşitliliği ve sulak alanlar göz önüne alınarak kuş ve botanik turları için parkurlar belirlendi.